Paragraf Yorumu Test 23
Soru 1 |
Matem havasına bürünür evim; lambalar fersiz,
vazoların boynu bükük. | |
Güneş ısıtmaz artık bu kenti, masam soğuktan
tir tir titriyor. | |
Yağmurlar uğramaz olur senden sonra, şemsiyem köşesinde içine kapanık. | |
Ses vermezler alaca karanlıkta kitaplar, küserler sensiz bahara. | |
Al hançeri öldür beni, artık yaşayamam, geçtim
bu candan. |
Soru 2 |
16. yy.da İstanbul’un kırsal kesimlerinden kentin merkezine doğru gidildikçe o güzelim Türkçe; yerini yozlaşmış, yapay bir dile bırakır. | |
13. yy.da yaşamış Yunus Emre’nin şiirlerinden
ayrı, ondan yüzyıllar sonra yaşamış olan Fuzuli’nin şiirlerinden ayrı bir tat alırım. | |
Dil, canlı bir varlıktır, zaman içinde onun değişmesini farklı kültürlerden etkilenmesini normal
karşılıyorum. | |
Ben, Orhun Kitabeleri’ndeki Türkçeyi nasıl sevdiysem Nedim’in şarkılarındaki Türkçeyi de aynı şekilde sevdim. | |
Gazeller de türküler de Türkçenin farklı şekilleriyle yazılır, ikisi de Türkçedir ve bu yüzden birini diğerinden üstün tutmam. |
Soru 3 |
Yazıları okuyucuyu düşünmeye sevk eder. | |
Başkalarıyla fikir alışverişine önem verir. | |
Dil ve edebiyat üzerine teorik yazıları mevcuttur. | |
Sadece dil ve edebiyat meselesi üzerine teorik
yazılar yazmıştır. | |
Eğitimdeki sorunlar için uygulanması pek de
mümkün olmayan çözüm teklifleri sunmuştur. |
Soru 4 |
Kelebek ve uğur böceği bir gün salyangoza, “Sevgili arkadaşımız!” demişler. “Hani evim renkli olsun diyordun ya biz çaresini bulduk. Ressam bir
tırtıl var. Seni ona götürürsek eğer evini rengârenk boyar.” | |
Bir yılbaşı gecesi halk evinde toplantı var. Davetliler grup grup geliyorlar. Ortaokul müdürleriyle
beraber oturan öğretmen yardımcısı Nihal, kapının her açılışında heyecanlanıyor. Birini beklediği her hareketinden belli. | |
Bir gün Oğuz, ormanda, at sürülerini ve halkı yiyen bir canavar “gergedan” la karşılaşır; üç gün
sonra onu öldürür. Başka bir gün, Tanrıya yalvarırken, gökten mavi bir ışık arasında düşen güzel bir kız görür; onunla evlenir. | |
Tek başına koca bir dağ yarılır mı? Yarılır. Ferhat gibi âşık olan yarar bu dağı. Bu aşk dağı da
yarar, göğü de yere indirir. Almış balyozu eline
Ferhat, çıkmış Şahinkaya’ya. Vurdukça ferahlamış, taşlar bileklerinde erimiş. | |
Kerem, düğmeleri nasıl çözeceğini düşünüyordu. Tekrar denerken en sonunda kocaman bir ah
çekti ve Kerem ağzından çıkan ateş ile birdenbire cayır cayır yanmaya başladı. Külleri yere döküldü. |
Soru 5 |
I. | |
II. | |
III. | |
IV. | |
V. |
Soru 6 |
Gelişmeye açık bir sanatçı olduğundan düşüncelerinde değişiklik görülmesi doğaldır. | |
Düşüncelerinin doğruluğundan hiçbir zaman emin
olamamıştır. | |
Ailesinden edindiği değerlere ve inançlara yürekten bağlıdır. | |
Düşünceleri arasında tezatlık görülebilir. | |
Yazılarında kesin bir karara varmaktan yana değildir. |
