TYT Sosyal Bilgiler Deneme – 3 (Çözümlü)

YGS Sosyal Bilgisi Deneme - 3

Tebrikler - YGS Sosyal Bilgisi Deneme - 3 adli sinavini tamamladin.

Karnen asagidaki gibi: 

  • Soru sayisi: %%TOTAL%%
  • Yanlis sayisi: %%WRONG_ANSWERS%%
  • Dogru sayisi: %%SCORE%%
  • Dogru yüzdesi : %%PERCENTAGE%%
  • Yukaridaki istatistiklerinden yola çikarak seninle ilgili düsüncem su: %%RATING%%

Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
s1
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
1 numaralı soru için açıklama 
Anadolu'da Tarih Öncesi Çağlardan olan Maden Devrinin yaşandığı zaman diliminde, Mezopotamya ve Mısır'da yazının kullanılmaya başlanmasıyla Tarih Çağlarına geçilmesi bu medeniyetlerin Anadolu'dan ileri olduğunu gösterir.Anadolu medeniyetlerinin Mısır ve Mezopotamya medeniyetlerinden etkilendiği bu metinde yoktur. Mısır ve Mezopotamya'da Maden Devri yaşanmamıştır denilemez. Çünkü metne göre bilinmiyor. Toplumların Tarih Çağlarını farklı dönemlerde yaşadığı görülmektedir. Cevap C
Soru 2
2. Aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle meydana gelen değişimlerden biri değildir?
A
İpek Yolu mücadelesi yapmaları
B
Tarım arazileri işletmeleri
C
Kalıcı eserler vermeleri
D
Mabedler inşa etmeleri
E
Savaşçılık özelliklerini kaybetmeleri
2 numaralı soru için açıklama 
Uygurlar 744-840 yılları arasında Orhun ve Selanga kıyılarında devlet kurmuş ve yaşamışlardır. Uygurlar göçebelikten yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir.Yerleşik hayatın gerekleri olan tarımla uğraşmışlardır.Ayrıca temsil ettikleri dini inancın gereği mimari eserler, resim ve heykeller yapmışlardır.Mani dini savaşmayı ve et yemeyi yasakladığı için savaşçılık özelliklerini kaybetmişlerdir. İpek Yolu için mücadele etmeleri Mani dini ile ilgili değildir. Cevap A
Soru 3
S3
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
3 numaralı soru için açıklama 
Büyük Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey Bağdat'ı Şii Büveyhoğullarının işgalinden kurtarmak için Abbasi halifesi Kaim Bi Emrillah'ın daveti üzerine 1055'te Bağdat'a sefer düzenledi. Aynı zamanda Fatımilerin saldırılarına karşı koyarak Abbasi halifeliğini güçlendirdi. Halife Tuğrul Bey'e 1058'de iki altın kılıç kuşatarak ona "Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı" unvanını verdi. Bu durum İslam dünyasının dünyevi hakimiyetinin Selçuklulara geçmesi demekti. Anadolu'ya akınlar düzenlenmesi ve Bizans saldırılarına karşı koyması kendi devleti ve politikası gereği idi. Cevap A
Soru 4
S4
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
4 numaralı soru için açıklama 
İngiltere'de 1215'te Kral Yurtsuz Jean ile soylular arasındaki mücadele sonucu Yurtsuz Jean'ın yetkilerinin kısıtlanması kararı alındı.Kral istediği zaman vergileri artıramayacak istediği kişileri cezalandıramayacak gibi kararlar alındı. Aynı zamanda parlamento kurularak kısmen de olsa halkın bir kısmı yönetimde söz sahibi olmaya başladı. Magna Charta aynı zamanda Kralın ve soyluların şartlı antlaşması gereği ve uyulması gerekli kuralları onaylaması anayasa niteliği taşımaktaydı. Avrupa'da "Büyük Sarfın ilanı özgürlükler ve demokrasi yolunda ilk adım olmuştur. Cevap E
Soru 5
s5
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
5 numaralı soru için açıklama 
Osmanlı Devleti'nin kurulduğu ve genişlemeye başladığı süreçte Balkanlar'dan Bizans'ın Trakya, Sırp Despotlukları, Bulgarlar'ın, Boğdan Prensliği'nin, Eflak Prensliği'nin, Macar Krallığı'nın ve Bosna Krallığı'nın toprakları vardı. Bunlar dini ve mezhepsel nedenlerle sürekli savaş halindeydi. Dolayısıyla siyasi birlikten yoksunlardı. Anadolu'da ise Anadolu Selçuklu Devleti yıkılma sürecini yaşıyor ve Bizans eski gücünü kaybetmişti. Tekfurlar arası mücadele sürüyordu. Moğol istilası nedeniyle Anadolu'da birçok beylik kurulmuştu. Bu durumlar Osmanlı Devleti'nin kuruluş aşamasında sınırlarını genişletmesine neden olmuştur. Osmanlılar kısa sürede Anadolu ve Balkanlar'da siyasi birliği sağlamıştır. Cevap C
Soru 6
s6
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
6 numaralı soru için açıklama 
Osmanlı Devleti Selçuklulardan alarak geliştirdiği Tımar Sistemi ile Eyalet Askerleri denilen bir ordu oluşturmuştu.Devlet Tımar Beylerine dağıttığı Has, Zeamet ve Tımar adı verilen "Dirlikler karşılığında üç bin ya da beş bin akçe gelir karşılığında bir atlı asker "Cebelu" beslemek ve savaşa hazırlamak zorundaydı. Böylece devlet hazinesinden para harcamadan bir ordu kurulmuş oluyordu. Böylece devlet hazinesinin yükü azalıyordu. Cevap B
Soru 7
s7
A
Askeri alanda yeniliklere önem verildiğinin
B
Anayasal yeniliklere önem verildiğinin
C
Rejimin sorgulandığının
D
Yenilik anlayışının değiştiğinin
E
Egemenlik kavramının önemini kaybettiğinin
7 numaralı soru için açıklama 
Osmanlı Devleti Arayış Yıllarında da birçok yenilik yapmıştır. Ancak yenilikler daha çok askeri alanda olmuştur.Yeniliklerde Batı örnek alınmamıştır. Gerileme döneminin en önemli ıslahat devri olan Lale Devrinde ıslahatlar ilk defa Batı'lı tarzda yapılmaya başlanmıştır.Sivil mimari geliştirilmiş, kağıt fabrikası açılmış ve matbaa kurulmuştur. Cevap D
Soru 8
8. "Islahat Fermanı; azınlıkların Müslüman halkla kaynaşmanın bir aracı olduğu düşünülmesinin dışında, Avrupa'nın büyük devletlerinin Osmanlı üzerindeki ekonomik çıkarlarını pekiştirici bir sonuç doğurmuştur." diyen bir tarihçinin bu düşüncesini aşağıdakilerden hangisi destekler?
A
Padişahın otoritesinin sınırlandırılması
B
Azınlıklara küçük düşürücü sözlerin yasaklanması
C
Yabancı uyruklulara mal ve mülk edinme hakkının verilmesi
D
Askerliğin bedel karşılığı yapılması
E
Bütün vatandaşlara devlet memuru olma hakkı tanınması
8 numaralı soru için açıklama 
19. yüzyılda Avrupa devletleri, Osmanlı Devleti'ndeki gayrimüslimlere yönelik hakların yeterli olmadığını, onlara yeni haklar verilmesini istiyorlardı. Osmalı Devleti dıştan gelen bu baskıları engellemek için 1856'da Paris Konferansı'nın devam ettiği sırada Islahat Fermanı'nı yayınladı. Gayrimüslimlere çeşitli haklar tanındı. Din ve vicdan özgürlüğü, kilise, okul, hastane açabilme hakkı verildi. Gayrimüslimler de devlet memuru olabilecek, herkesin gelirine göre vergi alınacak, cizye vergisi kaldırılacaktı.Yabancılar Osmanlı toprakları üzerinde mülk edinebilecekti. Ancak Osmanlı Devleti Avrupalı Devletlerin içişlerine karışmasını önleyemediği gibi azınlık hakları ve mal mülk edinme haklarını kullanarak daha çok müdahale ettiler. Özellikle mal mülk edinme hakkı ile Osmanlı ülkesindeki bir çok şirket yabancıların eline geçti. Cevap C
Soru 9
s9
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
9 numaralı soru için açıklama 
II Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti Bulgaristan'la İstanbul (1913), Yunanistan'la Atina (1913) ve Sırbistan'la İstanbul (1914) Antlaşmalarını imzaladı. Bu ülkelerde kalan Türklerin Türkçe eğitim, kendi din görevlilerini atama,vakıflarını idare etme ve mülk edinebilme gibi hakları koruma altına alındı.Edirne ve Kırklareli II. Balkan Savaşı'yla alındı. Bu durum siyasi bir sonuçtu. Ege Adalarının ve Arnavutluk'un durumu büyük devletlerin kararına bırakılacaktı. Her üç durumda da siyasi ve sosyal sorunlar yaşanmıştır. Cevap E
Soru 10
10. Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na katılmasında etkili olan aşağıdaki gelişmelerden hangisi daha çok ekonomik bağımsızlığı sağlama ile ilgilidir?
A
Son dönemde kaybettiği topraklan geri alma
B
Siyasi yalnızlıktan kurtulma
C
Rus tehditi karşısında Almanya ile yakınlaşma
D
Kapitülasyonlar ve dış borçlar nedeniyle artan Avrupa baskısından kurtulma
E
Almanya ve Bulgaristan ile dostluk antlaşması yapılması
10 numaralı soru için açıklama 
cevap10
Soru 11
s11
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
11 numaralı soru için açıklama 
Amasya Genelgesi Türk Kurtuluş Savaşı'nın amaç, gerekçe ve yönteminin belirlendiği yerdir.Amasya Genelgesi'nin maddelerinden birisi de "Ulusun durumunu belirtmek ve halkın sesini Dünya'ya duyurmak için her türlü etkiden uzak milli bir kurul oluşturulmalıdır.Bunun için Anadolunun en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongre acele olarak toplanmalıdır." denilerek ileride çıkacak işgallere karşı halkın örgütlenmesi ve mücadeleye başlaması amaçlanmıştır. Cevap C
Soru 12
s12
A
İşgallere tepki göstermeleri
B
Bölgesel kurtuluşu amaçlamaları
C
Milli mücadeleye karşı olmaları
D
İşgalleri haklı görmeleri
E
Manda ve himayeyi savunmaları
12 numaralı soru için açıklama 
Mondros Mütarekesi sonrasında yararlı cemiyetlerin yanında zararlı cemiyetler de kurulmuştu.Türk ve Müslümanlar da kurtuluşu yanlış yerde arayanlar veya kurtuluş ümidini kaybedenler farklı düşünce altında cemiyetlere üye olmuşlardır.Milli Mücadele'nin başarısız olacağı ve işgalleri hızlandıracağını düşünerek Milli Mücadelenin karşısında yer almıştır. Cevap C
Soru 13
s13
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
13 numaralı soru için açıklama 
Sakarya Savaşı'nın kazanılmasının en önemli siyasi sonuçlarından birisi de Fransızlarla 1921'de yapılan Ankara Antlaşmasıdır. İlk kez bir İtilaf Devleti TBMM'yi ve Misakımilli'yi resmen tanımıştır.Fransa ile savaş durumu sona ermiş ve Güney Cephesi kapanmıştır. Bu durum İtilaf Devletleri arasında ayrışmaya neden olmuştur. Fransa'nın çekilme kararı İngilizlerin TBMM'ye barış teklifi yapmasına ortam hazırlamıştır. (22 Mart 1922) Cevap E
Soru 14
s14
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
14 numaralı soru için açıklama 
Mustafa Kemal'e ve inkılaplarına muhalif olanların bir kısmı onun ortadan kaldırılmasıyla inkılapların başarısız olacağı, eskiye geri dönüleceği ve hilafet ile saltanatın tekrar getirileceği düşüncesiyle 16 Haziran 1926'da Mustafa Kemal'in İzmir ziyareti sırasında bir suikast planlamışlardır, Ancak önceden haber alınmasıyla sonuçsuz kalmıştır. Mustafa Kemal, suikastın kendisinden çok cumhuriyet rejimine yönelik olduğunu belirterek "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır." demiştir. Cevap E
Soru 15
S15
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
15 numaralı soru için açıklama 
3 Mart 1924'te halifelik kaldırılmıştır. Mustafa Kemal halifeliği yeni cumhuriyet için potansiyel bir tehlike olarak görüyordu. İnkılap karşıtları Halife Abdülmecid Efendi'yi sık sık ziyaret ediyorlardı. Laik devlet düzeninde din egemenliği yerine akıl ve bilimin egemenliği esas alınmıştı. O halde halifelik kaldırılmalıydı. Ayrıca laik devlet her dine ve inanca eşit mesafede olmalıydı.Dolayısıyla gelişmeye ve yeniliklere karşı olan halifelik kaldırılmıştır. Cevap D
Soru 16
S16
A
Yalnız I
B
II, III ve IV
C
I, II ve III
D
III, IV ve V
E
I, III ve V
16 numaralı soru için açıklama 
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan Osmanlı Devleti yenilmişti.3 Mart 1878'de Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması yapıldı. Bu antlaşmanın bazı maddelerinin İngiltere ve Fransa'yı rahatsız etmesi ve Rusya'nın Balkanlarda güçlenmesi ile Berlin Konferansı toplandı. Konferans sonunda Ayastefanos Antlaşması'nın bazı maddeleri değiştirilerek 1878'de tekrar antlaşma yapıldı. (Berlin Antlaşması) Sırbistan, Karadağ halkı hem Sırp hem de ortodokstu. Bulgaristan tamamen Osmanlı Devleti'ne bağlı iken üçe ayrıldı. Esas Bulgaristan Osmanlı Devleti'ne bağlı bir prenslik haline getirildi. Bu da Rusya'nın Panslavist ve Panortodoks politikalarının en önemli amacı idi. Girit ve Ermeni ıslahatlarını bahane ederek Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışmak istemiştir. Bu durumda Panortodoksluk ve Panslavist politikalarının gereğidir. Cevap E
Soru 17
S17
A
I ve II
B
I ve IV
C
II ve IV
D
I, II ve IV
E
II, III ve III
17 numaralı soru için açıklama 
Polisin adli, siyasi, idari ve trafikle ilgili görev ve yetkileri vardır.Geçit, tören ve gösterilerde gerekli güvenlik önlemlerini almak, idari görevdir.Düzene karşı koyan, şiddet kullanan ve saldırıda bulunan kişileri yakalamak, siyasi görevdir. Vatandaşların ırz, can ve mal güvenliğini sağlamak, idari görevdir. Taşıt tescil ederek belge ve plakalarını vermek, trafikle ilgili görevdir. Cevap D
Soru 18
18. Coğrafi bilgi sistemleri dünya üzerindeki fiziki, sosyal, kültürel, çevresel ve buna benzer başka problemleri çözmek için her türlü coğrafi verinin bilgisayar ortamına aktarılması, mekansal analiz ve sorgulama yapıp bunun görsel olarak sunumu için kullanılan bir teknolojidir. Yukarıda verilen bilgiye göre coğrafi bilgi sistemleri oluşturmak için aşağıdakilerden hangisine ihtiyaç yoktur?
A
Organizasyon
B
Bilgisayar yazılımı
C
Kullanılacak veri
D
Coğrafya bilgisi
E
Nüfusu yoğun bir alan
18 numaralı soru için açıklama 
Coğrafi bilgi sistemleri oluşturmak için nüfusun yoğun olduğu bir alan kullanılmak zorunlu değildir. Cevap E
Soru 19
s19
A
3. ışın demeti sıcaklığın daha geniş alana dağılmasına neden olur.
B
2. ışın demetinin ulaştığı yer daha sıcaktır.
C
Işın demetlerinin aydınlattığı zemin en azdan en fazlaya doğru 2, 1 ve 3 tür.
D
Işın demetleri ulaştıkları yerlerde sıcaklığın eşit olmasına neden olur.
E
Atmosferde en fazla tutulmaya uğrayan ışın demeti 3 tür.
19 numaralı soru için açıklama 
Işın demetlerinin büyük açıyla yere ulaştığı alan sıcak,eğik açıyla ulaştığı alan ise daha soğuk olacaktır. Bu durumda ışın demetleri ulaştıkları alanlarda sıcaklığın eşit olmamasına neden olacaktır. Cevap D
Soru 20
20. Bir kürenin üzerine koni biçiminde kağıt sarılmasıyla elde edilen projeksiyona konik projeksiyon denir. Bu yöntemle çizilen haritalarda kağıdın küreye değdiği kutup dairesi ve çevresinde bozulma en az olur. Buna göre, aşağıdaki ülkelerden hangisinin haritası yapılırken konik projeksiyon kullanılması tercih edilir?
A
Brezilya
B
Endonezya
C
Kanada
D
Gana
E
Malezya
20 numaralı soru için açıklama 
Verilen ülkelerden Kanada Kuzey Kutup Dairesi ve ona yakın enlemlerde yer almaktadır. Cevap C
Soru 21
s21
A
ŞIKKI
B
ŞIKKI
C
ŞIKKI
D
ŞIKKI
E
ŞIKKI
21 numaralı soru için açıklama 
I. ve IV. dağın kuzey yamaçları daha sıcak olduğundan kalıcı karlar bu yamaçlarda daha yüksektir ve Güney Yarım Küre'dedir. II. ve III. dağların güney yamaçlarında kalıcı karlar daha yukarıda olduğundan Kuzey Yarım Küre'dedir. Kalıcı karların daha yüksekte yer aldığı alanlar Ekvato'ra daha yakındır. Bu durumda II ve IV numaralı dağlar, l ve III numaralı dağlardan Ekvator'a daha yakındır. Cevap D
Soru 22
S22
A
Bitki çeşitliliği fazladır.
B
Doğu - batı yönünde geniştir.
C
Kuzey Yarım Küre'de yer alır.
D
Güneş enerjisinden yararlanma derecesi her yerinde aynı değildir.
E
Bazı kesimlerinde yaz kuraklığı isteyen ürünler yetişmez.
22 numaralı soru için açıklama 
İklim grafikleri yüz ölçümü hakkında bilgi vermez. İklim çeşidi fazla olduğu için A, en yüksek sıcaklıklara 6.7. aylarda rastlandığı için C, yağışın mevsimlere dağılımı farklı olduğu için D, üçüncü grafikte yaz mevsiminde yağışlı geçtiği için E seçeneğine ulaşılabilir. Cevap B
Soru 23
s23  
A
Yengeç Dönencesi
B
Ekvator
C
Oğlak Dönencesi
D
Kuzey Kutup Dairesi
E
Kuzey Kutup Noktası
23 numaralı soru için açıklama 
Dünyayı ortadan ikiye ayıran en büyük çember Ekvator'dur. Güneş ışınlarını yılda 1 kez dik alan ve Ekvato'run güneyinde olan yer Oğlak Dönencesidir. Ekvator'un kuzeyinde kalan ve kutup yıldızını en büyük açıyla alan yer Kuzey Kutup Noktasıdır. Ekvator'un kuzeyinde kalan ve güneş ışınlarını en büyük 23° 27° lik açıyla alan yer Kuzey Kutup Dairesidir. Soru kökünde Yengeç Dönencesine ait bir bilgi yoktur. Cevap A
Soru 24
s24
A
ŞIKKI
B
ŞIKKI
C
ŞIKKI
D
ŞIKKI
E
ŞIKKI
24 numaralı soru için açıklama 
Yeryüzündeki deprem alanları ile fay hatlarının, sıcak su kaynaklarının dağılımı birbirine paralellik gösterir. Önemli deprem bölgeleri C şıkkındaki haritada verilmiştir. Cevap C
Soru 25
s25  
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
25 numaralı soru için açıklama 
Günlük sıcaklık farkı ile kimyasal ayrışma ters orantılıdır.Verilen merkezlerden günlük sıcaklık farkının en az olduğu I. dir. Cevap A
Soru 26
S26
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
26 numaralı soru için açıklama 
3. gözlemcinin verdiği bilgide yer alan Nemrut Krater Gölü dış kuvvetlerce değil iç kuvvetler tarafından şekillendirilerek oluşmuştur. Diğer şıklarda dış kuvvetler tarafından oluşturulan yerşekillerinden bahsedilmiştir. Cevap C
Soru 27
s27
A
ŞIKKI
B
ŞIKKI
C
ŞIKKI
D
ŞIKKI
E
ŞIKKI
27 numaralı soru için açıklama 
1. iklim grafiği Karadeniz iklimini (B), 2. iklim grafiği karasal iklimi (C), 3. iklim grafiği ise Akdeniz iklimini (A) ifade etmektedir. Cevap C
Soru 28
28. İnsanların yerleşim alanı olarak seçtiği karaların yerleşilebilen sahaları "ökümen' adını alır. Çok eski zamanlarda toplayıcılık ve avcılıkla geçinen, göçebeler halinde yaşayan insanlar zamanla yerleşik hayata geçmişlerdir. İnsanların yerleşik hayata geçmelerinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır?
A
Korunma isteği
B
Toprakları işleyerek tarımla uğraşmaları
C
Doğal kaynakları daha iyi değerlendirme
D
İklim şartlarının toplu yaşamaya etkisi
E
Avcılık ve toplayıcılığın zararlı olması
28 numaralı soru için açıklama 
İnsanların toplu yaşama geçmelerinde avcılık ve toplayıcılığın zararlı olması yer almaz. Günümüzde toplu yaşanan yerlerde bile avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlayan kişiler vardır. Cevap E
Soru 29
29. Aşağıdakilerden hangisi, kırsal kesimlerden kentlere göçü artıran etmenlerden biri değildir?
A
Kırsal kesimlerde miras yoluyla tarım alanlarının küçülmesi, insanların küçük tarım alanlarından geçinemez hale gelmesi
B
Tarımda makineleşme ile birçok kişinin yapacağı işi makinelerin yapması
C
Aşırı nüfus artışı ile kişilerin çalışacak iş bulamaması
D
Kırsal kesimlerde yatırımların artmasıyla işçiye duyulan gereksinimin azalması
E
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin kırsal kesimlerde yetersiz olması
29 numaralı soru için açıklama 
Kırsal kesimlerdeki yatırım artışı bu alana olan ilgiyi artırır. Göçler bu alana doğru olur. Cevap D
Soru 30
30. Bazı özellikler yönüyle çevresinden ayrılan, kendi sınırları içerisinde benzerlik gösteren en büyük coğrafi birime bölge denir. Bölgeler doğal, beşeri ve ekonomik faaliyetlere göre gruplara ayrılabilir. Aşağıda verilen bölge türlerinden hangisi doğal özelliklere göre yapılan bölge kapsamına girmez?  
A
Nüfus yapısı
B
Yerşekilleri
C
İklim
D
Su özellikleri
E
Bitki örtüsü
30 numaralı soru için açıklama 
Nüfus yapısı doğal değil beşeri özelliklere göre ayrılan bölge kapsamına girer. Cevap A
Soru 31
s31
A
Endonezya
B
Rusya
C
Kanada
D
İngiltere
E
Suriye
31 numaralı soru için açıklama 
Endonezya hem çok yağış alan, hem de hareketli bir fay kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle sel, deprem ve volkanik patlamalar gibi olaylar görülebilir. Cevap A
Soru 32
32. R.Trigg'e göre modern bilim, insan aklını tek şekle sokmaktadır. Sınırlanmış insan aklı, her şeye nesnel doğruluğu içeren bir bilim anlayışı ile bakmaktadır. Tekçi bir bakış açısıyla hakikatin peşinde koşmanın, insanın inançlarını ve yeni bilgi olanaklarını körelttiğini ileri sürer. R.Trigg parçada aşağıdaki yargılardan hangisini eleştirmektedir?
A
Doğru bilginin tek gerçek kaynağı olarak duyuları almayı
B
Doğru bilgiyi elde etme yöntemi olarak tümdengelimi görmeyi
C
İnsanın tekçi bakış tarzını ve akılcı tutumunu
D
Doğru bilginin kaynağı olarak sezgiyi ele almayı
E
Gerçek bilgiye hiçbir zaman ulaşılamayacağını savunmalarını
32 numaralı soru için açıklama 
Postmodem felsefecilerden Roger Trigg, çoğulculuk ve görecelik anlayışıyla modemizme tepki duyan düşünürlerdendir. Parçada Trigg tekçi bakış açısını ve akılcı tutumu eleştirmiştir. Cevap C
Soru 33
s33
A
Felsefi düşünce yöneldiği her sorunu aklın süzgecinden geçirir.
B
Felsefenin açıklamalarında kesinlik ve bitmişlik yoktur.
C
Felsefede filozofun kişiliği rol oynar.
D
Filozof düşüncelerinde yaşadığı çağın özelliklerini yansıtır.
E
Felsefede, aynı soru karşısında farklı cevaplar verilebilir.
33 numaralı soru için açıklama 
Felsefe tarihi boyunca aynı felsefe sorularına farklı filozoflarca farklı yanıtlar verilmiştir. Parçada da felsefede iyi ve iyiliğin ne olduğu sorusuna verilen bir çok yanıt olduğundan bahsedilmiştir. Cevap E
Soru 34
34. Orta Çağ düşünürlerine göre, eğer deney ve tecrübeler, Tanrı bilgisini vermiyorsa; sorgulanacak, yeniden araştırılacak olan insan bilgisidir. Çünkü, Tanrı bilgisi (dini önermeler ve inançlar) asıl hakikat olarak, hiç değişmeyen ezeli ve ebedi doğrulardır.Önemli olan insanın akıl bilgisinin Tanrı'dan gelenle uyuşmasıdır. Aşağıdaki yargılardan hangisi yukarıdaki parçada verilenler ile karşıt durumdadır?
A
İnanca dayalı bilgiler doğrudur.
B
Tanrı bilgisini vermeyen bilgiler sorgulanmalıdır.
C
Akıl bilgisinin Tanrı'dan gelenlerle uyuşması gerekir.
D
Hiç değişmeyen, ezeli ve ebedi doğrular inanca dayalı bilgilerdir.
E
İnanç bilgileri sürekli değişir ve gelişir.
34 numaralı soru için açıklama 
Parçada Orta Çağ'ın asıl hakikat olarak Tanrı bilgisi (dini önermeler, inançlar)'ni gördüğü . İnsan bilgisine karşı bu bilginin tercih edilmesi, inanç bilgilerinin değerli görülmesi anlamına gelir ki bu seçenek parçayla karşıt durumdadır. Cevap E
Soru 35
35. Russell "Dış Dünya Üstüne" adlı çalışmasında algı ve nesneler arasındaki ilişkiyi açık bir biçimde ortaya koyar. Şekil, renk, nitelik vb. özellikler cismin durumuyla, algılayan özneye göre farklı olmaktadır. Parçadan ulaşılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A
Bilginin tüm öğeleri zihnin kendisine aittir.
B
Fizik nesneler, bireyin algılama yetisine ve algılama durumuna göre değişir.
C
Akılsal olan gerçek, gerçek olan akılsaldır.
D
Bilgi zihnin kendisine ait bir üründür.
E
Felsefenin görevi, evrensel aklın insan zihninde açığa çıkmasına yardım etmektir.
35 numaralı soru için açıklama 
Seçeneklerden C ve E, Hegel'in rasyonalizmine uygun, A ve D ise bilginin tamamen zihinden geldiğini öne süren bir görüştür. Parçada ise nesnenin özelliklerinin (şekil, renk v.s) algılayan özneye ve algılama durumuna göre farklılık göstermekte olduğu, değiştiği söylenmektedir. Cevap B
Soru 36
36. Filozoflar varlığı ele alırken iki farklı gerçeklikle karşılaşmışlardır. Bunlardan biri görünen, elle tutulan maddesel gerçeklik, diğeri görünmeyen, dokunulamayan düşüncel gerçekliktir. Filozoflar varlığın madde ve düşünce niteliği olduğunu belirledikten sonra şu sorunun yanıtını aramaya başlamışlardır.Madde ve düşünceden hangisi önemlidir; hangisi diğerinden daha önce gelir? Bu soruyu "Madde daha önemlidir." diye yanıtlayanlara felsefede materyalist denir. Aşağıdakilerden hangisi materyalistlere ait bir ifade olamaz?
A
Varlığın ana öğesi maddedir.
B
Madde bizden bağımsız ve öncesiz (ezeli) olarak vardır.
C
Var olmak düşünceye bağlıdır.
D
Madde olmadan düşünce var olamaz.
E
Bütün varlıklar maddeden türemiştir.
36 numaralı soru için açıklama 
Parçada ifade edildiği üzere maddenin daha önce geldiğini, daha önemli olduğunu savunan materyalistler, "Var olmak düşünceye bağlıdır." ifadesini kullanamazlar. Cevap C
Soru 37
37. Popper doğrulanabilirlik yerine yanlışlanabilirliği tercih etmiştir. Çünkü mantıken deneysel genellemeler doğrulanamazlar ancak yanlışlanabilirler. Örneğin "Bütün kuğular beyazdır" önermesi dünyadaki bütün kuğular araştırılamayacağı için doğrulanamaz ancak yanlışlanabilir ki yanlışlanan önerme kesin olarak doğrudur. Çünkü yanlış olduğu kanıtlanmış olur. Yukarıdaki paragraftan hareketle, Popper'a göre deneysel genellemelerin niçin doğrulanamaz olduğu aşağıdaki hangi seçenekte yer almaktadır?
A
Tüm araştırma alanını (evreni) denetlemek mümkün olmadığından
B
Deneysel verilere tamamıyla güvenilemeyeceğinden
C
Yanlışlamanın daha kolay olmasından
D
Akıl ve mantık ilkelerine uygun olmadığından
E
Mantıkta yalnızca biçimsel doğruluk olabileceğinden
37 numaralı soru için açıklama 
Deneysel genellemeler (deneye açık, deneyle ulaşılan bütünsel açıklamalar, tümevarımsal sonuçlar) doğrulanamaz.Çünkü beyaz kuğuların gözlemlendiği yolundaki gözlem önermeleri nedenli çok sayıda olursa olsun, bunlardan mantıkça "Bütün kuğular beyazdır." tümel önermesini çıkarmamızın imkânı yoktur, her zaman için yeni bir "siyah kuğu" ortaya çıkabilir. Yani tümevarımsal araştırma evreni sınırsızdır. O halde tüm evreni denetlemek mümkün değildir. Cevap A
Soru 38
38. Normal insan seçiminde özgürdür. Bu durum bizim temel ilkemiz olmasaydı, yasalar da farklı olacaktı. Etik eylem, insanın yaptıklarını özgür seçimi üzerine temellendirdiği ilkesini varsayar. Böylece insan doğru ya da yanlış eylemde bulunabilir. Eğer seçimler ve eylemler özgür değilse, kimse ahlaki eylemden ya da ahlaksızlıktan bahsedemez. Parçada ahlakla ilgili hangi nokta üzerinde durulmuştur?
A
Etik için iyi, ahlakça değerli olandır.
B
Ahlaksal özgürlük bir istenç özgürlüğüdür.
C
Özgürlük olmadan ahlaklılık olamaz.
D
Ahlaksal eylemin amacı mutluluktur.
E
Evrensel ahlak yasaları yoktur.
38 numaralı soru için açıklama 
Parçanın tümünde ve özellikle de son cümlesinde ifade edilen "Seçimler ve eylemler özgür değilse ahlaki eylemden bahsedilemez." düşüncesi özgürlük olmadan ahlaklılığın da olamayacağı anlamına gelir. Cevap C
Soru 39
39. Farabi İslam'da siyaset felsefesinin temelini atan kişidir. Ona göre insanları toplu halde yaşamaya yönelten doğal zorunluluklardır. Çünkü insan tek başına ne gereksinimlerini yeterince karşılayabilir, ne de yetkinliğe ulaşabilir. Bunu, ancak kişilerden birinin eksiğini diğeri ile tamamlayan, toplum sağlayabilir. Bu görüş aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?
A
Herşeyin ölçüsü insandır.
B
Ahlaksal eylemin amacı hazdır.
C
İktidarın kaynaklarından biri de geleneklerdir.
D
Sivil toplumu oluşturan öğelerden biri de hoşgörüdür.
E
Bireyler toplum halinde yaşamak zorundadır.
39 numaralı soru için açıklama 
Parçada Farabi'nin insanların gereksinimlerini ve diğer eksiklikleri giderebilmek için toplu yaşama yönelmesinin zorunlu olduğu görüşü ifade edilmektedir. Bu görüş "Bireyler toplum halinde yaşamak zorundadır." yargısını destekler. Cevap E
Soru 40
40. Van Gogh'un ünlü tablosu "Saint Remy'nin Zeytin Ağaçlan"nı seyrettiğimde sergilediğim davranışım, önümde gerçek zeytin ağaçları tarlasını gördüğümde gösterdiğim davranıştan farklıdır. Gerçek zeytin ağaçları beni zeytinleri toplamaya veya belki altlarında bir öğleden sonra uykusuna davet eder. Gerçek zeytin ağaçları tarlası, arzularım için basit bir araç olarak benim önünde bulunur. Oysa Van Gogh'un zeytin ağaçlan tablosunun önünde bulunan, benim. Parçada aşağıdaki kavramlardan hangisinin örneği verilmektedir?
A
Yüce
B
Estetik yargı
C
Estetik tavır
D
Hoş
E
Beğeni
40 numaralı soru için açıklama 
Parçada kişinin bir sanat eseri karşısındaki tavrından söz edilmektedir. Kişi bir sanat eserinin önünde gerçek varlıklar önünde sergilediği tutumdan, tavırdan farklı bir tavır geliştirir. Yani sözü edilen kavram estetik tavırdır. Cevap C
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
40 tamamladınız.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git