YGS Felsefe Deneme Sınavı – Çözümlü

YGS Felsefe Deneme Sınavı - Çözümlü

Tebrikler - YGS Felsefe Deneme Sınavı - Çözümlü adli sinavini tamamladin.

Karnen asagidaki gibi: 

  • Soru sayisi: %%TOTAL%%
  • Yanlis sayisi: %%WRONG_ANSWERS%%
  • Dogru sayisi: %%SCORE%%
  • Dogru yüzdesi : %%PERCENTAGE%%
  • Yukaridaki istatistiklerinden yola çikarak seninle ilgili düsüncem su: %%RATING%%

Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Her ne kadar felsefe karşı çıkışlarla beslense de, filozoflar bir önceki filozofun düşüncelerine bir şeyler katarak veya eleştirerek daha farklı bilgilere varırlar. Filozoflar aynı soruyu farklı açıdan cevaplarla yeniden yorumlarken, öncekilerin sonuçlarından da yararlanırlar. Parçaya göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A
Felsefenin açıklamalarında kesinlik ve bitmişlik yoktur.
B
Felsefede filozofun kişiliği önemli rol oynar.
C
Filozoflar daha önceki felsefi düşünce birikimlerinden beslenir.
D
Felsefi düşünceler çağının özelliklerini yansıtır.
E
Felsefi düşünceler özgür ortamlarda gelişir.
1 numaralı soru için açıklama 
Felsefe de aynı soruya farklı yanıtlar verilebilmekte, birbiriyle aynı ekolden gelen görüşler dahi çelişebilmektedir. Ancak bunu yaparken filozoflar kendinden önceki filozofların düşüncelerinden de beslenmektedirler. Cevap C
Soru 2
Gerçek filozof kendine filozof demez. Halkın yanında güzel sözler sayıp dökmez. Var gücüyle, söylediklerini uygulamaya çalışır. Sen de böyle yapmayı dene. Mesela, bir ziyafette nasıl yemek yenileceğini anlatma. Fakat nasıl yenmesi gerekirse öyle ye! Parçaya göre, filozof olmanın temeli aşağıdakilerden hangisinde görülmektedir?
A
Bilgi birikiminde
B
Gözlemlerde
C
Öğütlerde
D
Deneyimlerde
E
Temellendirmelerde
2 numaralı soru için açıklama 
Parçada filozofun gerçek anlamda filozof sayılması için onun ne söylediğinden daha çok söylediklerini uygulayıp uygulamadığına bakmak gerekir düşüncesi vurgulanmaktadır. Bu uygulama ise filozofun, yaşantısını deneyimlerini, işaret etmektedir. Cevap D
Soru 3
Antik Çağ genelde bilgiyi ve bilimi ön plana çıkartarak, ussal, soyut ve kuramsal bilgiyi en değerli bilgi olarak görmüştür. İnanç, sanı ve kanılardan oluşan bilgiler ise, doğruluğu kesin olmayan bilgilerdir. Bu dönemde "Bilgi, bilgi içindir" görüşü hakimdir. Akıl bilgisi değişmeyenin ve tümelin bilgisi olarak kabul edilirken, inanç tikelin bilgisi olarak değişeni vermektedir. Buradan aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz?
A
Antik Çağ'da bilgi, İnancın hizmetine verilmiştir.
B
Akıl bilgisi tümelin bilgisidir.
C
Antik Çağ'da ussal ve kuramsal olana değer verilmiştir.
D
Akıl değişmeyenin bilgisini verir.
E
Antik Çağ bilgi ve bilimi ön plana çıkarmıştır.
3 numaralı soru için açıklama 
Antik çağ felsefesi, Orta Çağ'ın tam tersine bilgiyi ve bilimleri ön plana çıkarmış, akla ve aklın yani tümelin bilgisine değer vermiştir. Ancak bilgi inancın hizmetine antik çağ'da değil Orta Çağ'da verilmiştir. Cevap A
Soru 4
Russell'a göre, ideal dilin yapısı ile gerçekliğin yapısı arasında birebir ilişki veya benzeşim vardır. Russell, dünya ve dil ilişkisini ortaya koyarak dünyanın nasıl olduğunu açıklar. Dil ve doğanın yapısındaki benzerlik metafiziği verir. Parçadan hareketle, aşağıdaki ifadelerden hangisi Russell'ın metafiziğini özetler?
A
Metafiziğe ait bilgiler deneysel verilerle açıklanamaz.
B
Doğruluğun ölçütü tutarlılıktır.
C
Dil ile gerçeklik arasında ilişki vardır.
D
Gerçek olan akılsal, akılsal olan gerçektir.
E
Gerçeklik ile sezgi arasında ilişki vardır.
4 numaralı soru için açıklama 
Russell parçada (özellikle ilk cümlede) dil ve gerçeklik ilişkisini ele almıştır. Diğer seçeneklerin parçayla ilişkisi yoktur. Cevap C
Soru 5
6 Ağustos 1945 günü Hiroşima üzerinde patlatılan atom bombası yüz bine yakın insanın ölümüne neden olmuştur. Bugün normal sayılan üç megatonluk bir nükleer gücün patlaması yüz elli kat daha geniş bir yeri tahrip edecek, otuz kat daha büyük bir yerin üzerinde ne varsa silip süpürecektir. Parça aşağıdaki yargılardan hangisine örnek oluşturur?
A
Kuşkulu şeylere inanmaktan sakınmalıyız.
B
Bilim felsefesi, bilimsel kesinlik ve bilimsel sistem düzeyine erişen bilgiyi inceler.
C
Bilimin insanlık ve doğa için zararlı yönleri olabilir.
D
Bilim ilerleme özelliğine sahiptir.
E
Bilim felsefesi ile bilimsel felsefe aynı şey değildir.
5 numaralı soru için açıklama 
Parçada atom bombası ve nükleer gücün patlamasıyla insanlığın nasıl etkilendiği anlatılmıştır. Bu da bilimin insanlık ve doğa için zararlı yönleri olabileceğini göstermektedir. Cevap C
Soru 6
Farabi'ye göre mantığın bilgi yasalarını ortaya koyması gibi, ahlak da insanın izlemesi gereken yolun ana kurallarını ortaya koyabilir. Bunu gerçekleştirecek yetkili organ akıldır. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A
İnsan mutlu olmak istiyorsa, eylemlerini iyi ideasına uydurmalıdır.
B
İnsanın eylemleri bir kişilik ürünüdür.
C
Kişi eylemlerinde tamamen özgürdür.
D
Vicdan insana özgü bir güçtür.
E
Akıl bir eylemin iyi ya da kötü olduğuna karar verebilir.
6 numaralı soru için açıklama 
Farabi parçada ahlaki alanda birtakım kurallar belirleyecek olanın ve dolayısıyla eylemin iyi ya da kötü olduğuna karar verecek olanın akıl olduğunu vurgulamıştır. Cevap E
Soru 7
s38  
A
Evrende bir amaçlılık vardır.
B
İnsan istediği gibi metafizik bir düşünce kurma ya da kurmama özgürlüğüne sahip değildir.
C
Evrenin genel dengesi içinde de bir düzen vardır.
D
Evren sonsuzdur.
E
Evrende özgürlük yoktur.
7 numaralı soru için açıklama 
Şiirde, dünya ve doğadan örnekler verilerek evrendeki düzenden bahsedilmektedir. Cevap C
Soru 8
Sivil toplum, egemen siyasal güçten bağımsız toplumdur. Günümüzde demokrasinin olmazsa olmazlarından biri de örgütlü sivil toplumdur. Sivil toplum örgütleri gerek devlet gerekse diğer egemen güçlere karşı tek tek birey çıkar ve haklarını koruma işlevini üstlenmişlerdir. Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi sivil toplum örgütü sayılabilir nitelikte değildir?
A
Arama Kurtarma Derneği
B
Türkiye Barolar Birliği
C
Türk Kalp Vakfı
D
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu
E
Çocuk Esirgeme Kurumu
8 numaralı soru için açıklama 
Parçada da vurgulandığı gibi bir yapının sivil toplum örgütü olabilmesi için devleti yöneten güçlerden yani hükümetten bağımsız, ondan ayrı olması gerekir. Söz gelimi bütçesinin, yöneticilerinin atanmasının, çalışanların ücretlerinin verilmesinin iktidarla bir ilişkisinin olmamasını zorunlu kılar. Oysa ki Çocuk Esirgeme Kurumu'nun tüm bu süreçlerinde dönemin iktidarına doğru bağlılık vardır. Cevap E
Soru 9
Renk renk çiçeklerle donanmış bir meyve bahçesinin güzelliği, o bahçeyi model olarak alan bir ressamın tablosundaki güzellikten farklıdır. Birincisinde kişiden önce gelen, ondan bağımsız olan bir güzellik, ikincisinde bir insanın yetenek, düş gücü ve yaratıcılığından oluşmuş bir güzellik.söz konusudur. Buradan ulaşılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sanat bir taklittir.
B
Doğadaki güzellik ile sanattaki güzellik arasında fark vardır.
C
Güzellik problemi farklı çağların ortak sorunudur.
D
Güzel kavramı farklı filozoflarca farklı olarak değerlendirilmiştir.
E
Sanat güzelliğini görebilmek için eğitime ihtiyaç vardır.
9 numaralı soru için açıklama 
Meyve bahçesi doğal bir güzellik, ressamın tablosu ise sanatsal bir güzelliktir. Doğadaki güzellik insandan bağımsız iken sanattaki güzellik insan tarafından yaratılır.Parçada da bu fark vurgulanmıştır. Cevap B
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
9 tamamladınız.

YGS Felsefe 2 Deneme Sınavı - Çözümlü

Tebrikler - YGS Felsefe 2 Deneme Sınavı - Çözümlü adli sinavini tamamladin.

Karnen asagidaki gibi: 

  • Soru sayisi: %%TOTAL%%
  • Yanlis sayisi: %%WRONG_ANSWERS%%
  • Dogru sayisi: %%SCORE%%
  • Dogru yüzdesi : %%PERCENTAGE%%
  • Yukaridaki istatistiklerinden yola çikarak seninle ilgili düsüncem su: %%RATING%%

Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
Her kim felsefi düşünüyorsa kendi inançları üzerinde bile şüphe etmeli ve bu konuda dogmatik olmamalıdır. Çünkü kendisi ya da başkası için şüphe duymayan bir düşünce, felsefi bakış tarzı olamaz. Aşağıdaki sözlerden hangisi bu durumu özetler?
A
Algılamak bilmek, bilmek algılamak demektir.
B
İnsan kendi doğrularından dahi şüphe etmelidir. 
C
Doğru bilgiye sezgiyle ulaşılır. 
D
Bilgi deneyle başlar fakat deneyden gelmez. 
E
İnsan herşeyin ölçüsüdür.
1 numaralı soru için açıklama 
Parçada felsefenin dogmatik olamayacağından, şüpheci bir tavra sahip olması gerektiğinden bahsedilmekte ve dolayısıyla kendi doğru kabul ettiklerinden de şüphe edebilmesi gereği belirtilmektedir. Cevap B
Soru 2
Yöntem, tutum, etkinlik halk için önemli değildir. Önemli olan sonuçlardır. Felsefeye ilk adım atanlar için, felsefenin önemi verdiği sonuçlardır. Onlar felsefeden hazır cevaplar bulmayı umut ederler ya da beklerler. Eğer cevapları bulmazlarsa o felsefeden uzaklaşır ve felsefeyi sevmezler. Parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılır?
A
Felsefi düşüncenin verdiği hazlar o insandan para karşılığı satın alınamaz.
B
Felsefi etkinlik sıradan anlamanın ortadan kalkması ve olağanüstü bir durumun fark edilmesiyle ortaya çıkar.
C
Felsefi etkinlik heyecanlı ve duygulu bir ortamın sonucunda oluşur.
D
Felsefe maddi kazanç vermese de insana ma­nevi kazanç, yani düşünme çeşitliliği verir.
E
Felsefeye merak duyanlar öncelikle sonuçlara bakarlar.
2 numaralı soru için açıklama 
"Felsefeye ilk adımlarını atanlar için felsefenin önemi verdiği sonuçlardır." ifadesinden felsefeye merak duyanların öncelikle sonuçlara bakacağı yargısına ulaşılır. Cevap E
Soru 3
s34
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
3 numaralı soru için açıklama 
Gorgias'ın birinci sözü varolma ikincisi bilinme, üçüncü ise aktarma (başkasına bildirme) ile ilgilidir. Parçada aktarma ile ilgili bu sorular III. yargıyı destekler niteliktedir. Cevap C
Soru 4
Tüm düşünürler her şeyden önce ya materyalistler ya da idealist. Ancak onlar, birbirinden ayıran temel çizgi çizildikten sonradır ki varoluşçular, Freudcular,yeni olgucular ve marksistler olarak ayrılırlar. Materyalistler maddenin, gerçek dünyanın, doğanın varoluşun (tüm bu sözcükler aşağı yukarı aynı kavramı ifade ediyorlar) bilinçle donatılmış insandan önce meydana geldiğini savunurlar. Parçada aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A
Düşünürleri iki farklı grupta toplamak mümkündür.
B
Özü itibariyle maddecilik ile idealizm aynıdır.
C
Maddeciler varlığı varolanla açıklama eğilimindedir.
D
Madde bilinç sahibi insandan önce vardır.
E
Maddeyi temsil eden farklı kelimeler vardır.
4 numaralı soru için açıklama 
Parçada felsefede düşünceler en başta iki ana kola ayrıldığı vurgulanmaktadır. Daha alt ayrımlar ya da tek tek filozoflar ya da görüşler bu ayrımın altında sıralanmaktadır. Ancak B seçeneğinde bu vurguya ters düşen bir ifade vardır. Cevap B
Soru 5
Çok bilinen bir örnektir: 20. yy'a kadar yapılan gözlemler sonucunda ulaşılan "Bütün kuğular beyazdır" önermesi (tümevarımsal önerme) doğru kabul edilmiş ve fakat siyah kuğuların keşfiyle bu önerme geçerliliğini kaybetmiş yani yanlışlanmıştır. Ancak bu durum tümevarımın bilimlerin kullanması zorunlu olan bir yöntemi olması gerçeğini kaybettirmez. Bu parçada aşağıdaki yargıların hangisi vurgulanmaktadır?
A
Tümevarımsal sonuçlar nesnel değildir.
B
Tümevarım, bilimlerin terk etmesi gereken bir yöntemdir.
C
Belirli sayıda gözlemden hareketle bütünsel açıklamalara ulaşmak, kullanılan bir yöntem olsa da bazı sorunlara sahiptir.
D
Tümevarımsal sonuçlar mutlak doğru kabul edilemez.
E
Tümevarımın olgusal denetlemelere kapalı olduğu söylenebilir.
5 numaralı soru için açıklama 
Parçada tümevarımın bir yöntem olarak kullanılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Ancak parçadan hareketle tümevarımın olgusal denetlemelere kapalı olduğu veya nesnel olmadığı; bilimlerin terk etmesi gereken ve doğru olmayan bir yöntem olduğu ifadelerine ulaşmak mümkün değildir. Parçadaki örnekte, doğru kabul edilen tümeva-rımsal bir önermenin zamanla yanlışlanması söz konusudur ki buradan tümevarımsal sonuçların mutlak doğru kabul edilemeyeceği çıkarılır. Cevap D
Soru 6
Mekanik materyalizm nesneleri kendi başlarına ve değişmez özellikleri olan varlıklar olarak görür. Evrenin değişmeyen bu parçalardan meydana geldiğini ileri sürer. Oysa diyalektik materyalizm nesneleri karşılıklı ilişkileri ve çelişkileri içinde ele alır. Hiçbir şey durağan değildir. Her şey oluşur, sürekli değişir ve yok olur. Değişmiyor göründüğü zaman bile, her şey kendi içinde belirli bir değişim ve dönüşüm halindedir. Diyalektik materyalizmi mekanik materyalizmden ayıran nokta aşağıdakilerden hangisidir?
A
Varlığı fenomen olarak ele alması
B
Evrende bir düzen görmesi
C
Varlığı düşünce olarak ele alması
D
Her şeyin değiştiğini kabul etmesi
E
Varlığın olmadığını söylemesi
6 numaralı soru için açıklama 
Mekanik materyalizm evrenin sıradan, tekdüze bir biçimde baştan nasılsa o şekilde kurulmuş bir makine gibi işlediğini, diyalektik materyalizm ise evrende karşıtların çatışması sonucunda sürekli bir değişimin varolduğunu öne sürmektedir. Diyalektik materyalizmin ayırt edici yönü de bu değişimdir. Cevap D
Soru 7
Ahlak felsefesi (etik) olmadan da ahlak vardı. Başka bir deyişle ahlak etikten önce vardır. Çünkü en ilkel bir toplumun bile kendine göre bir ahlakı mevcuttur. Ahlak felsefesi ise temel kavramlarını yakın bilgi dallarının kavramlarından ayırıp, kendine özgü kavramlar durumuna getirdiği zaman kurulmuştur denilebilir. Parçada aşağıdakilerden hangisi ele alınmıştır?
A
Ahlak felsefesinin temel kavramları
B
Vicdanın kökeni
C
Ahlaksal eylemin özelikleri
D
Ahlak ile ahlak felsefesi farkı
E
Ahlaki eylemin amacı
7 numaralı soru için açıklama 
Ahlak, insanların ilk toplum oluşturdukları tarihten itibaren var olan bir kurumdur. Etik (burada ahlak felsefesi anlamında kullanılmıştır) ise tarihsel olarak Eski Yunan'dan başlatılabilir. Parçada da bu durum (ahlak ve ahlak felsefesi farkı) anlatılmaktadır. Cevap D
Soru 8
Thomas More'un bir ada olarak tasarladığı ütopya'da elli dört büyük şehir vardır. Hepsinde aynı dil konuşulur, aynı töreler, aynı kurum ve yasalar vardır. Elli dört şehrin hepsi aynı plan gereğince kurulmuştur ve hepsinde bölge özelliklerine göre biçimlenen aynı devlet yapıları vardır. Her aileye bir ev verilmiştir. Aileler evlerini on yılda bir çekiliş ile değiştirmek zorundadır. Her şehirde altı bin aile yaşar ve her aile yirmi iki kişiden oluşur. Buna göre, ütopya kavramı için aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
A
Gerçekleşmesi mümkün olmayan, düşsel toplum biçimidir.
B
Demokratik toplumlar için kullanılan bir kavramdır.
C
Özel mülkiyetin serbest olduğu toplum biçimidir.
D
Karmaşanın hakim olduğu toplum biçimidir.
E
Yönetilenlerin seçimle belirlendiği toplumsal düzenin adıdır.
8 numaralı soru için açıklama 
Parça, More'un ütopyasını anlatmaktadır. Parçada ütopyanın gerçekleşmesi mümkün olmayan, düşsel bir toplum tasarımı olduğu örneklendirilmiştir. Cevap A
Soru 9
Martin Heidegger'e göre güzellik, varlığın bir tür ışıklanması, aydınlanmasıdır, bu da hakikattan başka bir şey değildir. Eğer hakikat sanat eseri içine girerse, o zaman güzellik olarak görünür. Güzellik, hakikatin varoluş çeşitlerinden biridir. Parçadan aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılır?
A
Gerçeklik, bilinçten bağımsız olarak var olmadır.
B
Güzellik kavramı farklı filozoflarca farklı olarak ele alınmıştır.
C
Güzellik ile hakikat arasında çok sıkı bir bağ vardır.
D
Güzellik ile iyilik kavramları özdeştir.
E
Hakikat algılanabilendir.
9 numaralı soru için açıklama 
Heidegger parçada güzellik ve hakikat ilişkisini ele almış ve bunlar arasında sıkı bir bağ olduğunu (güzelliğin sanattaki hakikat olduğunu) öne sürmüştür. Cevap C
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
9 tamamladınız.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Sınava Hazırlık